24.11.2011
5.11.2011
Cep telefonuyla iyi fotoğraf çekilir mi?
Cevap: Evet, tabi ki çekilir. İşte bir örnek:
Bu fotoğrafı Nokia'nın 2 megapiksel kamerası olan, ucuz bir telefonuyla çektim. Yanımda SLR makinam vardı ama telefon elimdeydi ve çocuğu görür görmez telefonla yakaladım. Fotoğraf teknik olarak incelenirse, grenli, bol ışık patlamalı ve pozlaması berbat. Yeşil ton ise basit bir fotoğraf düzenleme programıyla ilave edildi. Ama kompozisyon ve aktardığı mesaj olarak hiç de fena sayılmaz.
İnsanların ibadet için gittiği, tanrının karşısına çıkmak için tüm ciddiyetiyle hazırlandığı bir mekana, bir genç, umarsızca ve bir bisiklet tekerleğiyle oynayarak dalıyor. İçerideki insanlar ve bu genç tam bir tezat oluşturuyor. O an herkes, ben de dahil kelimenin tam anlamıyla ayrı dünyalardayız. Amaçlarımız, o an hayattan beklediklerimiz, hislerimiz, hayatın her evresinde olduğu gibi tamamen farklı.
İster cep telefonu ister en pahalı SLR olsun, iyi fotoğraf için önemli olan tek şey konuyu aktarabilmektir. Telefon kameranızı yüksek kalitede çekime ayarlayın ve çekin. Bu kadar.
Mümkünse siyah beyaz ayarı kullanın, çünkü çoğu cep telefonu kamerasının renkleri berbat çıkıyor, en azından benim bildiklerim. Ve son olarak, iyi fotoğraf için gözlerinizi dört açın, hazırlıklı olun ve buradaki örnekte olduğu gibi anı kaçırmayın.
28.10.2011
Küçük mucize; 50mm f1,8
Flaş ya da üçayak kullanamadığınız durumlarda, SLR makineler için mükemmel bir çözüm bulunuyor: 50mm f1,8 objektif.
Benim için en büyük avantajı ise sokak fotoğrafçılığındaki kullanım kolaylığı ve performansı. Şöyle ki, sabit odaklı olduğundan, zoom yapmakla uğraşmıyorum ve f 1,8 olduğundan, gün batımında dahi elde çekim yapabiliyorum.
Eğer bir SLR makineye sahipseniz, bolca portre çekiyor ve kapalı mekanlarda çekim yapıyorsanız, ve pahalı, kocaman lenslere para vermek istemiyorsanız, bu lens tam size göre. Ayrıca sokak fotoğrafçılığı için de şiddetle tavsiye ediyorum.
Bu lensin en büyük özelliği inanılmaz derecede çok ışığı alabilmesi ve az ışıklı ortamlarda elde çekim yapmaya imkan vermesi. İkinci özelliği ise, arka planı flu, mükemmel portreler çekmeye olanak sağlaması. Ayrıca çok küçük ve hafiftir, taşıması son derece kolaydır, ceket cebine dahi sığar.
En can alıcı özelliği ise sanırım fiyatı: 80-100$ arası.
Makinemin üzerinde sürekli takılı ve kullandığım yegane lens. Bu günlükteki SLR ile çekilen fotoğrafların yüzde doksanı bu lens ile çekildi. Benim için en büyük avantajı ise sokak fotoğrafçılığındaki kullanım kolaylığı ve performansı. Şöyle ki, sabit odaklı olduğundan, zoom yapmakla uğraşmıyorum ve f 1,8 olduğundan, gün batımında dahi elde çekim yapabiliyorum.
Eğer bir SLR makineye sahipseniz, bolca portre çekiyor ve kapalı mekanlarda çekim yapıyorsanız, ve pahalı, kocaman lenslere para vermek istemiyorsanız, bu lens tam size göre. Ayrıca sokak fotoğrafçılığı için de şiddetle tavsiye ediyorum.
13.10.2011
9.09.2011
Daha az ekipman, daha çok fotoğraf
Günümüzde fotoğrafa ilgi duyan pek çok insan hep 'hangi makinayı almalıyım, hangi lensi kullanmalıyım?' gibi sorulara takılıp kalıyor. Halbuki, bunun yerine, bütçenin elverdiği kadar kalitede bir makina alınması yeterli. Önemli olan; onu yanında taşıyabilmek, güzel kareleri, anları, ilginç olayları kaçırmamak. Ekipman delisi olup, yanında flaş, yığınla lens, tripod vs. bir sürü ekipmanla dolaşanların aslında kafalarında tek bir soru vardır: Şimdi hangisini kullansam? Karar verip, lensi değiştirip, ayarlamaları yapana kadar çoğu zaman kompozisyon kaybedilmiş olur. Bunun aksine, bir bas-çek ya da sabit odaklı lensi olan bir SLR makina kullananın aklında ise sadece anı yakalamak, kompozisyonu değiştirmek, konuya odaklanmak ve fotoğraf çekmek vardır. Kısaca ya cihaza ya konuya odaklanacaksınız, seçim sizin.
Özellikle hafta sonları ve kısa tatillerde aşağıdaki makinayı çantamdan ayırmam;
Kendisi Canon'un piyasadaki en ucuz modelidir, ama bu günlükteki bazı fotoğraflar bununla çekilmiştir. (Ayırt edebilene helal olsun.)
Uzun tatillerde veya özellikle fotoğraf çekmek için dışarı çıktıysam, aşağıdaki makinayı ve sadece lensi silmek için bir bez alarak yola çıkarım;
Bu bir Canon EOS 400D ve lensi 50 mm. Yani zoom yapma yeteneği yok. Ama yakınlık, uzaklık ayarlamaya çalışmak yerine, makinayı gözüme doğru yaklaştırıp deklanşöre basarım. O kadar.
Bu günlükteki fotoğrafların tamamı bu iki makinayla çekilmiştir.
Unutulmamalıdır ki; fotoğrafı göz çeker, makina değil. Makina, beyindekini somutlaştırmak için sadece bir araçtır, hepsi bu...
Özellikle hafta sonları ve kısa tatillerde aşağıdaki makinayı çantamdan ayırmam;
Kendisi Canon'un piyasadaki en ucuz modelidir, ama bu günlükteki bazı fotoğraflar bununla çekilmiştir. (Ayırt edebilene helal olsun.)
Uzun tatillerde veya özellikle fotoğraf çekmek için dışarı çıktıysam, aşağıdaki makinayı ve sadece lensi silmek için bir bez alarak yola çıkarım;
Bu bir Canon EOS 400D ve lensi 50 mm. Yani zoom yapma yeteneği yok. Ama yakınlık, uzaklık ayarlamaya çalışmak yerine, makinayı gözüme doğru yaklaştırıp deklanşöre basarım. O kadar.
Bu günlükteki fotoğrafların tamamı bu iki makinayla çekilmiştir.
Unutulmamalıdır ki; fotoğrafı göz çeker, makina değil. Makina, beyindekini somutlaştırmak için sadece bir araçtır, hepsi bu...
3.09.2011
Gezi fotoğraflarına insanları dahil edin
Gezdiğiniz yerlerde çektiğiniz fotoğrafların daha iyi olması için bir ipucu; fotoğraflarınıza insanları dahil edin. Bir mekanın, şehrin ruhunu, sadece binalar, köprüler, kiliseler, camiler yansıtmaz, insanlar da yansıtır. Çektiğiniz gezi fotoğraflarını beğenmiyor ve sıradan buluyorsanız, genellikle soğuk binaları, boş sokakları çektiğiniz içindir. Örneğin yukarıdaki fotoğraf Marmaris marinada çekildi. Solda oturan genç olmasaydı sıradan ve sıkıcı bir fotoğraf olurdu. Ancak bu gencin dahil edilmesiyle, çarşının boşluğu, esnafın müşteri beklemesi, hatta kaykılarak oturduğundan, uzun zamandır kalkmadığı, hatta şehir esnafının durumunun iyi olmadığı gibi pek çok sonuç çıkarılarak, fotoğrafın bir hikaye anlatması sağlanmıştır. Bu hikaye elbette bakan kişinin hayal gücüne ve bakış açısına göre değişir.
Özetle: fotoğraflarınıza insanı dahil edin, fotoğraflarınız çok daha güzel olacak.
2.09.2011
18.05.2011
Makineyi doğru şekilde tutmak

Fotoğraf makinesini doğru şekilde tutmanın en önemli avantajı, makinenin sarsılmasını azaltarak daha keskin fotoğraflar elde edilmesini sağlamaktır. Özellikle ışığın az olduğu ortamlarda makinenin üçayak üzerinde, yoksa masa gibi bir nesene üzerinde sabitlenmesi bulanık fotoğrafları önler. Elde çekim yapılması gerekiyorsa, makine yukarıdaki fotoğraflarda olduğu gibi tutulmalıdır.
Kaynak:www.geofflawrence.com
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






